• APY Ventures

Yatırımcı bir girişimde ne görmek ister

Sanırım girişimcilerin en merak ettikleri ve yine bu sebeple internette en fazla içerikle karşılaşabilecekleri soruların başında geliyor yatırımcıların girişimlerde ne aradıkları sorusu. Her yatırımcının kendine özgü değerlendirme kriterleri, ekibinin güçlü kaslarına dayanarak geliştirdiği farklı bakış açıları vardır mutlaka. Yatırımcı yatırım kararını hangi kriterleri gözeterek verir, girişimle ilgili hangi konulara eğilir ve bir girişimde ne arar sorusuna belki binlerce kere verilmiş olan cevabı ben de APY Ventures ekibinin bakış açısıyla kısaca özetlemeye çalışacağım. Bu özet aynı zamanda girişimci sunumunda neleri görmeyi beklediğimizi de açıklamış olacak.



İlk olarak bir şekilde bir araya geldiğimiz girişimin ihtiyaçlarına uygun bir yatırımcı olmamız gerekiyor. Girişim faaliyet gösterdiği sektör itibari ile ilgi alanımızda değil ise, yatırım kriterlerimize nazaran çok erken aşama ya da yatırım büyüklüklerimize göre çok geç aşama ise ne kadar potansiyelli olduğuna bakmaksızın görüş açımızın dışında kalıyor. Bu sebeple girişimcinin başvurduğu yatırımcıyı tanıması çok önemli.


Eğer görüş alanımıza giren bir girişim ise ilk odaklandığımız nokta ekip oluyor. Birden fazla kurucunun olduğu senaryoları daha pozitif karşılamakla birlikte tek kurucusu olan girişimleri de değerlendiriyoruz. Erken aşamada olan bir girişim için birden fazla kasın güçlü olması potansiyelini ortaya çıkarabilmesi adına çok önemli. Teknik altyapıdan pazarlamaya, satıştan müşteri desteğe kadar bir çok konuyu aynı anda halletmek çok kuruculu girişimlerde önemli avantaj sağlıyor. Bunun yanında eğer tek kurucu varsa kurmuş olduğu takım bizlere takım kurma konusundaki yetkinliğini göstermek adına önemli ipuçları veriyor. Girişimi sıfır noktasından bire taşıyacak ana ekibin varlığı girişimin geleceğini şekillendiren ilk etmen. Kurucu ekipten temel olarak teknik altyapısı güçlü bir ürün, bu ürünü pazarın dinamiklerine ve müşteri bildirimlerine göre hızlıca geliştirme/evirme kabiliyeti, doğru pazara ve müşteriye ulaşabilme kabiliyeti, hızlı büyümeyi destekleyecek vizyon ve bu büyümeyi besleyecek ekibi kurma becerisi bekliyoruz. Bunu yanında kurucu ekibin girişimi ve ürünü ile ilgili tutkusu bizi çok heyecanlandırıyor.


İyi bir ekiple karşılaştığımızda artık ortaya koydukları çözümün gerçekten çözümüne ihtiyaç duyulan bir probleme mi odaklandığı sorusunu sormaya başlıyoruz. Eğer bu çözümün aranan bir çözüm olduğu kanaatine varabilirsek buna ihtiyaç duyanların ne kadar geniş bir kitle olduğunu ve bu kitleye ne kadar hızla ulaşabileceğimizi merak etmeye başlıyoruz. Ölçeklenme problemi bir girişime yatırım yapma kararını verirken bizi en çok engelleyen konulardan biri. Girişimin ya çok hızlı ölçeklenebilecek bir ürüne sahip olmasını ya da satış kapatma hızı düşük olsa bile müşteri tutundurma ve bir müşteriden elde ettiği potansiyel gelirin çok yüksek olmasını bekliyoruz. Bu da bizi iş modeline götürüyor. Kurucu ekibin nasıl bir iş modeli ile ilerlemeyi düşündüğü, bu iş modeli ile yeterli potansiyeli yakalayıp yakalayamayacağı, yolda ortaya çıkan engeller sonrasında iş modelinin evrilmesinin mümkün olup olmadığı kendimize sorduğumuz sorular. Ben bunu satış yolundaki sürtünme olarak niteliyorum. Sürtünmenin yüksek olduğu iş modelleri ürünün potansiyelinden bağımsız olarak girişimin önündeki en büyük engeli oluşturuyor.


Bu aşamada artık Pazar dinamikleri de merak ettiğimiz konular arasına giriyor. Yeterince büyük bir Pazar mı, rekabet ortamı ne durumda ve bu rekabet ortamında girişimi öne çıkarabilecek özellikler nelerdir. Girişimin yer edinmeye çalıştığı pazarda çok rakibi olması tek başına olumsuz bir durum oluşturmuyor bizim adımıza. Ama pazarda yer edinme adına bir planı olması gerektiğini düşünüyoruz. Henüz rekabetin düşük yoğunlukta olduğu pazarlarda ise penetrasyonun ne durumda olduğunu kestirmeye çalışıyoruz.


Pazar konusunda ikna olduğumuzda sıraya müşteriyi alıyoruz. Pazarın ikna kabiliyeti aynı zamanda müşterinin varlığını da bize kanıtlıyor. Fakat girişimin ortaya koyduğu ürünün müşteriyi tatmin edecek bir ürün olup olmadığı sorusu bu aşamada önem kazanıyor. Kurucu ekibin müşterisini iyi tanıdığını, ne istediğini iyi anlamış olmasını bekliyoruz. Bunun en önemli göstergelerinden biri de müşteriye dokunma ve müşteri geri bildirimleri. Girişimci ekip ürünün hamurunu yoğururken potansiyel müşterisi ile iletişim kurmalı ve onu dinlemeli. Eğer girişim MVP düzeyini aştıysa burada mevcut satış rakamları ve hedef kitlenin tepkisini daha ön plana alıyoruz. Zira artık ürün pazara çıkmış ve müşteri tepkisini görmek mümkün.


Son olarak ise her şeyin olumlu olduğu noktada yatırımcının varlık amacının ortaya çıktığı soru beliriyor. İlgili yatırımımı tekrar nakde dönme imkanım var mı ve bunu ne kadarlık bir kazançla yapabileceğim. Bu soruya bir cevap bulamadığımızda yatırım konusunda isteğimizi kaybediyoruz. Her şeyin en iyi olduğu noktada bile eğer yatırımcı olarak girişimden belirli bir süre sonra çıkış yapamayacak isek bu işimizin gereğini yerine getiremeyeceğimiz anlamına gelir.


Bu yazıda detaylara girmeden kısaca bir yatırım kararı alırken neleri göz önüne alıyoruz onlardan bahsetmeye çalıştım. Bu özet, yatırımcıların her şeyi doğru bildiğini söylemenin mümkün olmadığını hatırımda tutarak hiçbir zaman kesin doğrular olduğunu iddia edemeyeceğim görüşlerimi içeriyor. Umarım yatırım turu öncesindeki girişimciler için faydalı olacaktır.


APY Ventures olarak yukarıdaki fikirlerimize katılan tüm girişimcileri aktif yatırım yaptığımız fonlarımıza başvurmaya bekliyoruz. Bizimle her daim www.apyventures.com adresinden iletişim kurmaya çekinmeyin lütfen.